Minita

bir avuç kül..
Mar 5 '12

Şub 4 '12
Hani böyle karanlık bir gecede, ıssız bir yokuşu tek başına inerken bir köşeyi dönersin de deniz çıkar ya karşına. Sonra o denizde bir gemi belirir. Şıkır şıkır ışıklarla geçip gider. Sen sevinirsin. Hiç nedensiz ama. Sonra için kıpırdar ya hani, öyle işte. Seni tanıdığımdan beri bir gemi geçiyor içimden. Hep ama…
— Mehmet - Çemberimde Gül Oya (via thinkyinpinky)

60 yorum (via thinkyinpinky)

Şub 1 '12
thinkyinpinky:

Gel de gülmeden mantar ye bi daha.

thinkyinpinky:

Gel de gülmeden mantar ye bi daha.

265 yorum (via thinkyinpinky)

Şub 1 '12

Ölmek…

nuranevrensit:

…bir mayına basmadan, bir göçük altında kalmadan, bir terörist kurşunuyla ya da bombalı bir saldırıda, bir tinerci bıçağıyla, freni boşalmış bir tırın altında kalmadan, tecavüze uğramadan ölmek… Budur tüm dileyebildiğim, tüm insanlar için…

13 yorum (via nuranevrensit)

Şub 1 '12
thinkyinpinky:

- Bak ne güzel söyledin, saplantılıyım ben. Benden bi bok olmaz. Biz senle hep kavga ederiz. Mutsuz oluruz biz senle.- Mutsuz olalım, ne var? Biz de mutsuz oluruz. Ben seninle mutsuzluğa da varım.

thinkyinpinky:

- Bak ne güzel söyledin, saplantılıyım ben. Benden bi bok olmaz. Biz senle hep kavga ederiz. Mutsuz oluruz biz senle.
- Mutsuz olalım, ne var? Biz de mutsuz oluruz. Ben seninle mutsuzluğa da varım.

119 yorum (via thinkyinpinky)

Ara 16 '11

televizyonda gördüklerimize tüh diyoruz,oh iyi yaptı diyoruz.ne biçim şeyler olduk ki biz..ha birde arda erdik,beni bir gün duyarsan benimle konuş lütfen.

Ara 16 '11

herkesi bırakıp gitmek istiyorum.bi hayali kedime kıyıp gidemiyorum.

Kas 22 '11

yaprak park soğuk

sonbaharı seviyorum..en sevdiğim mevsim.dökülen yaprakların altında kalmış bir böceğe bascam korkusuda olmasa daha iyi olacak olan mevsim.
evde ağır ve kötü bir koku var..haşlanan lahananın kokusu..yatakda uzanmış tavanı seyrediyorum..beni kim işe alır diye düşünüyorum.neredeyse otuzumdayım,kimse dile getirmiyor ama evlenmem için birlik olmuşlar ya da bana öyle geliyor.bana değil etrafa güvenmedikleri için başka eve çıkamıyorum..en çok da kadın olduğum için başka eve çıkma hakkım yok..istifa ettiğimi kimseye söyleyemedim..maaşımdan kalan son parayla aldığım lahana fokur fokur kaynayan bir suyun içinde yumuşuyor.dışarı çıkmak için hareketleniyorum televizyon karşısında olan annem nereye gittiğimi soruyor hava almaya çıkıyorum diyemiyorum çünkü bu onun için yeterli bir sebep değil.bahane üretmek için bile yorgun olan ben bir şey demeden çıkıp gidiyorum öylece..balkondan beni seyreden annemin gözlerini sırtımda hissediyorum.ağaç bulmam gerek diye düşünüyorum..birkaç sokak ötede bir park görüyorum..ağaç da var orada..bir süre mahallenin teyzelerini spor aletlerine binişlerini seyrediyorum..annemi soruyorlar,konuşmuyorum onlarla.gülümsemiyorum bile.yadırgıyorlar beni..ayaklarımla dökülmüş kimi sarı kimi yeşil yaprakları bir araya getirmeye çalışıyorum..ayak uçlarımla yaptığım bu iteleme eylemi yavaş ilerlediği için ellerimle yaprak toplayarak öbeğime dahil ediyorum.yeterince yaprak toplamaya çalışıyorum..ağaç diplerine gidip kucak kucak doldurup öbeğe geri dönüyorum..bu uğraşımı gören teyzeler harcadıkları çaba yüzünden nefes nefese artık çöpçülüğe mi başladığımı soruyorlar.
öbeğim yemeğini yeni yemiş bir göbek gibi şiştikçe şişiyor.yükseliyor,pofidikleşiyor.eserimden gururlu gülümsüyorum.bir kaç adım geri atıp arkamı dönüp kendimi yapraklardan oluşturduğum bulutçuğa atıyorum.yeri hissetmiyorum bile..sırtımın altında hışırdayan yapraklar gözlerim hafif bulutlu havada.atladığım anın bir kaç saniye sonrasında teyzelerin gülüşmeleri ve nidalarını duyuyorum..tembelce yerden kalkıyorum.sırtıma yapışmış yapraklarla eve doğru yürüyorum.

Kas 21 '11

olaaa

Yolda öylece yürürken,sürekli içimden sayı sayıyorum..adımıma göre değilde pek daha çok istem dışı öyle sürekli sayılar işte..bazen çok sıkılıyorum ağacın yanından geçerken ona dokunuyorum ya da bahçeye çekilmiş tellere dokunuyorum.dışarıda kedi köpek görürsem üzülüyorum..çirkin bile olsalar üzülüyor insan gece soğuk oluyor çünkü..biliyorum onların kürkü var..ama bizimde battaniyemiz doğal gazımız var..onların sade tüyleri var..yaşlı insanlar görüncede üzülüyorum..ama bu insanlar kadınların arkalarına bakıp bakıp duruyorlarsa ya da sokağa tükürüp sümkürüyorlarsa onlara çoook sinirleniyorum..salak olduklarını düşünüp umursamazlıklarından dolayı onlardan nefret ediyorum..umursamazlık..bazen nefret edilesi bazen gıpta edilesi.kafamdaki seslerle beraber yürüyorum bazen tek başıma yürürken korkutuğum zaman sesli olarak hay sıçayım diyorum ya da siktir siktir diyorum..bu da son zamanlarda çıktı.geçen akşam yürürken bir örümcek çıktı yolda karşıma böyle büyük bir örümcekti okadar uzun bacakları vardı ki sanki havada gibiydi gövdesi..ben son anda fark edip üzerinden atlayarak geçtim..sonra arkamı dönüp baktım..ana yola doğru o kadar yavaş yürüyordu ki..bir şey olacak diye üzüldüm onun için..işte o zaman keşke örümcekten korkmasaydım onu alıp okul bahçesine atsaydım dedim.

işte kafamdan geçen sesler..güzel yazmak için uğraşmadım,özensizlik ondan..özensizlik içinde çünkü kafalarımız..güzel bir çok şey yitip gidiyor içinde..çoğuda peşimizi bırakmıyor..paltolarımızın etek uçlarında sallanıp omzumuza konuyorlar,kulağımıza nefesli nefesli fısıldıyorlar..işte o zaman huylanıyoruz:)

Ey 12 '11

sevgili salakcım…

Ayrımcılığa Karşı Dersler isimli seçmeli dersden söz ettiğimde,bana o derse kürt giriyor..kürtlerin dersi o..diyerek bir nevi uyarıda bulunduğunu sanan sevgili salakcım..umarım ömrünü böyle bir varlık olarak tamamlamazsın..biraz gelişim göster..yalnızca kendin için..kadınlardan bahsederken ‘kız’ ya da’kadın’olduğu konusundaki gereksiz vurgulamaların bir yana..insanları manyakça sınıflandırman midemi bulandırıyor.mevlananın hümanist öğütlerine olan sempatinin yalnızca dindarlığın dolayısıyla olduğunu belirtmekten üzüntü duyuyorum..umarım bir gün kafanın üstünde bir ampul yanar ve ne demek istediğimi anlarsın..